38’e yolculuk: Ve Suyu Ateşe Verdiler

Tunceli, son zamanlarda adını çok sık duyduğumuz ve artık turizmle anılan bir bölge olarak karşımıza çıkıyor. O coğrafyanın bir de çok acı bir geçmişi var. 1937-1938 yılında Dersim’de yaşanılanlar, hala bir tartışma konusu. İşte o döneme ışık tutacak, bambaşka bir bakış açısıyla, ideolojilerden sıyrılmış bir eser sizlere o dönemin tarihini tüm çıplaklığıyla sunuyor. Yazar Haydar Beltan’ın Ve Suyu Ateşe Verdiler eseri sizleri Tunceli’ye yolculuğa çıkartıp, o dönemin tanıklarıyla buluşturacak.

1937-1938 yılında Tunceli’de ne oldu? O dönem yaygın bir şekilde kullanılan ve o coğrafyanın adı olan Dersim’de gerçekten bir isyan yaşanmış mıydı? Yoksa planlı bir katliam mı yapıldı?

Bugün artık tarihe doğru bir yerden bakan, ideolojik saplantılardan sıyrılan çoğu tarihçi aslında Dersim’de bir ayaklanmanın olmadığını ve o bölgede Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden beri planlı bir şekilde dönüştürme harekatının yapıldığını ve ‘Türk’leştirme, asimile etme programının adım adım uygulandığını ve ahalinin de buna direndiği aktarılıyor.

Hatta 2011 yılında dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan da, Dersim olaylarıyla ilgili “Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum” demiş ve bir çok Tuncelili tarihçilerin ve o dönemin tanıklıklarını da dediği gibi Tunceli bölgesinde o dönem adım adım çerçevesi çizilen ve bahanelerle hazırlanmış bir operasyon olduğunu söylemişti.

Bugün artık ortaya çıkan yüzlerce belge ve tanıkların anlatımları sonucu ortada aslında bir isyanın var olmadığı, ama resmi tarih anlayışı doğrultusunda Dersim’de bir isyan ortamının yaratılmak istendiği yönünde kafalarda soru işareti kalmamış gerçeklikler var.

1937-1938 yılında yaşanan ölümler, sürgünler, evlatlık verilen aileler artık günümüz Türkiye’sinin de bir yarasıdır aslında. Dersim konulu bir çok roman, belgesel bu dokuyu işler; hafızalara bu görüntüleri nakleder.

SON HABER  Banyodan dev piton çıktı

Ve Suyu Ateşe Verdiler

Yazar Haydar Beltan’ın ‘Ve Suyu Ateşe Verdiler’ adlı tarihsel romanı da isyan denen, aslında bir yok edilişin hikayesini işliyor. Sancı Yayınları tarafından çıkan ve İskender Aydın’ın editörlüğünde hazırlanan kitapta Beltan, 1920’lerden 1938’e kadar olan ki dokuyu işleyip, bizleri o dönemin coğrafyasına götürüyor; tarihi anlatımlar yaparak.

Kitap aslında hem belge, hem anlatı, hem bir roman. Çünkü uzun çalışmalar sonucu, bir çok belgenin taranarak ortaya çıkarılması ile elde edilmiş bir eser.

Ve Suyu Ateşe Verdiler’i Dersim’in günlük hayatını, kendine has niteliklerini, aşiret çatışmalarını va birbirlerine karşı olan talanı, yine aşiretlerin toplumsal hayatı nasıl dinamize ettiğini ve o dönem operasyonların nasıl başladığını ve nasıl bir katliama doğru gittiğini belki gözyaşlarınızı tutamayarak okuyacaksınız.

Kitapta resmi tarihin bakışını gördükten sonra harekata maruz kalan insanların çığlıklarını, yetim kalan çocukların göğü delecek suskun acılarını, masum insanların bir gece ansızın nasıl toplu halde yok edilişini ‘bu kadar da olmaz’ diyerek okuyacaksınız.

Köprü bahanesiyle gelen ölümler

Yine bu kitapta, yıllarca “isyan”ın gerekçesi olarak gösterilen “Gaxmut Köprüsü’nün yakılma  hikayesinin çarpıcı yönlerini, ilk ağızdan dinleyip, okuyacaksınız. Ve asıl olarak Tunceli’de bir isyanın var olmadığını, planlı, programlı bir şekilde katliama maruz kaldıklarını göreceksiniz.

Okuyucuya Dersim yolculuğu

Haydar Beltan’ın elinizdeki bu kitabı, Dersim’in içlerine doğru bir yolculuk niteliğindedir. Yer yer öykü diline, yer yer insan biyografileri ve bazen roman dilinin etrafında “gel git”ler şeklinde süren Beltan’ın anlatı türü, son dönemlerde sıkça ürün veren Dersim edebiyatının tipik özelliklerini taşımaktadır.

Beltan, Dersim’in içlerine bir yolculuk yapıyor. En vahşi hayatın hüküm sürdüğü, 1930’lu yıllarda, sadece devletin değil pek çok Dersimli’nin ilişki kurmadığı Demanan Dağ ve küçük köylerindeki insan manzaralarını ele alıyor.

Haydar Beltan’ın bu anlatı kitabında da göreceğiniz gibi, Dersim edebiyatı hikayesini başka memleketlere anlatmak yerine, kendi iç dünyasına anlatma yolunu tercih etmektedir. Bunun nedeni öylesine açıktır ki, Dersimli derdini komşusuna, karşı köyüne anlatamamıştır. Zaman geçip gitmiş, her evde başka bir hikâye pişmiş, başka bir dert yürek yakmıştır. Yer yer biyografik anlatılara tanık olacağınız Beltan’ın bu kitabı, Dersimli ve Demenanlı’ların hayatını yansıtan önemli bir belge niteliğindedir. Zevkle okuyacak, bazen üzülecek, bazen bu isimler, detaylarda saklı bu hayatın sahibi kim diyeceksiniz.

SON HABER  Bacağına dolanmış 3 metrelik pitonla kurtarılmayı bekledi!

Bu arada kitapla ilgili bir film çalışması hazırlığı da yapılıyor. Yakın zamanda senaryosunu yazmak için harekete geçilecek. Ve çok kısa bir süre içinde Ve Suyu Ateşe Verdiler romanı, bir film olarak karşımıza çıkacak.

Yazar ne dedi?

Haydar Beltan kitapla ilgili şu cümleleri kuruyor: Okumaya başladığınız kitap, uzun yıllardır yaptığım çalışmalar ve elde ettiğim belgelerin sonucunda ortaya çıktı. Anlattığım olayların tamamı ve şahıs isimleri gerçektir. İnsan-ı kâmillerin çarpıcı yaşam öykülerini dinledikçe bakış açım değişmeye başladı. Çocukluğumdan beri bu öykülerle büyüdüm demek yanlış olmasa gerek. Ancak beni bu derece içine çekememişti ya da fazla içine girmek istememişimdir. Ben, geçmişimizde yaşanmış olayları, insan ilişkilerini, insan psikolojisini, gerçeğe bağlı kalarak, anlatmaya; düş gücümü, hayal dünyamla buluşturmaya çalıştım. Yaşananları, abartıdan uzak tutarak, yalın, gerçekçi ve sade bir dille anlatmak istedim. Dinledikçe, araştırdıkça, okudukça, şimdiye kadar bildiklerimin, doğru olarak kabul ettiklerimin hepsi alt üst oldu, ezberim bozuldu. Demek ki olguları, olayları, kendi döneminin, toplumsal-kültürel zemini, ilişkisi içinde ele almadan, ezbere konuşmuşum; ya abartmış ya da inkar etmişim. Ezberimizi bozacak binlerce İnsan-ı Kamil yanı başımızda bir yıldız gibi kayıp gitti. Bunlar, kimi zaman annemiz-babamız, kimi zaman yakınımız ya da komşumuzdu. Onlar kayıp giderken sessizce, onlarla birlikte nelerin kaybolup gittiğini, çok geç anladım.

Benzer haberler
Komünist başkandan Tuncelililere acil çağrı: Gelin!

Komünist başkan lakaplı Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Tuncelilere acil bir çağrı yaparak, il dışında yaşayan hemşehrilerinin ikametgahlarını Tunceli’ye Devamını oku

Komünist ilçe ile komünist il hakkında bilinmeyenler!

Tunceli’nin Ovacık ilçesi ‘komünist ilçe’ olarak ün salmıştı, Tunceli merkez de ‘komünist il’ olarak tanınmaya başlıyor. İşte Tunceli hakkında bilmedikleriniz Devamını oku

Çocuklar için sağlıklı içecekler

Çocuğunuzun besleyici yiyecekler yemesini sağlamak zor olabilirken, sağlıklı ve sevecekleri içecekler bulmak da bir o kadar zor olabilir. Çoğu çocuk Devamını oku

Daha pürüzsüz ve mükemel bir cilt isteyenler için keçi sabunu mucizesi

Daha pürüzsüz bir cilt isteyenler dikkat!  Erkek kadın demeden herkes daha pürüzsüz ve berrak bir cilde sahip olmak ister. Sivilceli, Devamını oku

14 Şubat Sevgililer Günü için ilginç hediyeler

14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşıyor. Ve aklınızda sevgilinizin gönlünü cezbedecek herhangi bir hediye yok. İnternet üzerinden biraz araştırma yaptığınız zaman Devamını oku

Bamya tohumu mucizesi: Faydalarını duyan bir daha bırakamıyor

Doğa bilineceği üzere insana ihtiyaç duyduğu tüm vitamin ve mineralleri verme konusunda son derece cömerttir. Doğaya ana denmesinin sebebi de Devamını oku

45 günde nasıl yatarak 15 kilo verdi? Rezene çayının faydaları saymakla bitmiyor

Rezene çayının birçok konuda insan sağlığına yararlı olduğu bilinmektedir. Başlıca yararları aşağıda sıralanmıştır. Mide ve Bağırsak Sistemini Rahatlatır Rezene çayının Devamını oku