Pek çok insanın belki de şu anda duyduğu karbonhidrat bağımlılığı, aslında çoğu kişiyi ilgilendiren bir durum. Glisemik indeksi yüksek olan karbonhidratların bağımlılık yapabilme ihtimali bulunuyor.

Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar, karbonhidrat bağımlılığının vücutta alkol bağımlılığına benzer etkiler yaptığını ortaya koymuş bulunmakta. Peki karbonhidrat bağımlılığı tam olarak nedir? Hangi durumlarda ortaya çıkar? Bu konuda bilinmesi gerekenler nelerdir? Bu soruların hepsi haberin ilerleyen kısımlarında cevaplanmakta.

Karbonhidrat, üzerine oldukça fazla araştırmanın yapıldığı bir konu olarak güncelliğini koruyor. Bu konuyla ilgili bazı araştırmacılar birbirlerinden farklı şeyler söylüyor. Bazı araştırmacılara göre kesinlikle karbonhidrat tüketmemek gerekiyor, bazılarına göre ise de karbonhidrat olmadan bir beslenme alışkanlığı oldukça zor. Bu araştırmacılardan hangileri karbonhidratlarla ilgili doğruyu söylüyor? Bu konuda bilinmesi gerekenler nedir?

Fazla Karbonhidrat Tüketilirse Ne Olur?

Makro besin kaynağı olan karbonhidratlar, vücudun ana enerji kaynaklarından bir tanesidir. Diğer makro besin kaynakları da vücut adına aynı enerjiyi veriyor. Aslında karbonhidratlar, sadece vücuda belli bir enerji vermekle görevli değildir. Vücuda enerji vermenin yanı sıra karbonhidratlar, RNA ve DNA’larda yer alan moleküler verilerin taşınmasına da yardımcı oluyor.

Oldukça önemli görevlere sahip olan karbonhidratlar, merkezi sinir sistemi ve kas hücrelerinin çalışabilmesine de oldukça fazla yardımda bulunuyor. Bunların yanı sıra karbonhidratlar, beynin düzgün bir şekilde çalışabilmesini de sağlıyor. Bu kadar önemli görevlere sahip olan karbonhidratların mutlaka tüketilmesi gerekiyor. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar, karbonhidratların hafıza ve ruh hali gibi durumları da etkilediği ortaya konulmuş bulunmakta. Günlük karbonhidrat oranı düzgün bir şekilde ayarlanırsa karbonhidrat bağımlılığını yaşamak söz konusu değildir.

Karbonhidrat denildiğinde akla muz, baklagil ve yulaf gibi gıdalar yerine daha sağlıksız olan kek, makarna, ekmek ve pirinç gibi gıdalar geliyor. Aslında karbonhidrat içeren yiyeceklerin sayısı oldukça fazla. Glisemik indeksi yüksek olan karbonhidratların bağımlılık yapma ihtimali bulunuyor.

Glisemik indeksi yüksek olan gıdalara, tatlı krizleri yaşadığımız an direnmemiz mümkün görünmüyor. Bu konuda araştırmacılar çeşitli araştırmalar yapıyor. Acaba bu durumun karbonhidrat bağımlılığı ile bir alakası var mı?

İzleyin: Karbonhidratlar gerçekten zararlı mıdır?

The American Journal of Clinic Nutrition dergisinde yayınlanmış bulunan bir araştırmaya göre, içinde karbonhidrat bulunan yiyecekler beynin istek ve ödülle ilişkilendirilen bölgesini uyarıyor. Bu durum da insanların daha fazla yeme ihtiyacı içinde olmasına neden oluyor. Araştırmada bulunan yüksek kilolu insanların ifade ettiğine göre bu kişiler, öğünleri sırasında glisemik indeksi yüksek olan gıdalar tükettiklerinde daha fazla açlık hissi çekiyorlar. Bunun tersine düşük glisemik indeksli besinleri tüketen kişiler ise tokluklarının daha fazla sürdüğünü belirtiyor.

Bilim insanlarına göre işlenmiş yapıdaki rafine karbonhidratlar, bağımlılık yapıcıdır. New York Obezite Araştırma Merkezi, Yale Üniversitesi, Michigan Üniversitesinde yapılan üç ayrı araştırmanın sonucu, glisemik indeksi yüksek işlenmiş gıdaların daha çok bağımlılık yaptığıdır.

Bu gıdalar, beyindeki ödül ve istek bölgelerini tetikliyor. Böylelikle insanlar, daha çok yeme isteğine ulaşıyor. Beynin sürekli uyarılması ise vücut ağırlığını arttırıyor. Bu da obezite riskinin artmasına neden oluyor. Fareler üzerinde yapılmış bir deneyin sonucuna göre, işlenmiş gıdaların düzenli bir şekilde tüketilmesi vücutta alkol bağımlılığına benzer bir etki yaratıyor.

Karbonhidrat bağımlılığı yapan gıdaların en önemlileri olarak patates kızartması, cips, pizza, çikolata ve dondurma gibi besinler görülüyor. Glisemik indeksi yüksek olan bu gıdaların düzenli şekilde tüketilmesi, kan şekerini de oldukça fazla arttırıyor. İnsanların sürekli yeme isteklerini durdurabilmesi için beslenme düzenlerini planlaması gerekiyor. Bu, oldukça önemlidir.

Benzer haberler
Akıllı telefonlar ile virüs nasıl tespit ediliyor? Sistem yüzde 99 doğru çalışıyor

Salgın ile boğuşurken şimdi de mutasyona uğrayan virüs ile başımız belada. Neyse ki güzel bir haber ABD’deki Harvard Üniversitesi Tıp Devamını oku

Muhtemel İstanbul depremi ne zaman olacak? Ayasofya Camii neden yıkılmadı?

"Depremi bilmek demek, depremin zamanı, yerini ve büyüklüğünü söylemek demektir" diyen Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan muhtemel Devamını oku

Arı poleninin faydaları nelerdir?

Arı poleni o kadar faydalı kabul ediliyor ki; Alman Federal Sağlık Kurulu onu ilaç olarak kabul ediyor. Arı poleni; iltihabı Devamını oku

Derin ve sağlıklı bir uyku için ne yapmak gerekir?

Araştırmalar iyi bir gece uykusunun, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme kadar önemli olduğunu gösteriyor. Verimsiz bir uyku hormonlarınızı, egzersiz performansınızı Devamını oku

FLAŞ! Koronavirüsü 24 saatte yok eden ilacı buldular: Molnupiravir

Tüm dünyayı sevince boğacak haber ABD’den geldi. ABD’De yapılan bilimsel araştırmalar doğrultusunda Molnupiravir etken maddesinin koronavirüsü 24 saatte yok ettiği Devamını oku

Aşıyla insanlara çip mi takılacak?

Aşı yoluyla insanların beynine çip mi takılacak? Bill Gates'in asıl amacı bu mu? Gates'in, aşı yoluyla milyarlarca insana çip takılması Devamını oku

Covid-19 aşısını bulan Özlem Türeci ve Uğur Şahin kimdir?

Korona virüs salgını dünyanın her yerinde hayatı büyük oranda etkilemektedir. Her gün pek çok farklı ülkede yüzlerce kişinin ölümüne sebep Devamını oku